Soru Bankasi

Az kişinin bildiği kaliteli filmler



  • Kaliteli, izlerken sıkmayan ve hoş bir tat bırakan bir çok film olduğunu fark ettim. Bu başlıkta kenarda kıyada kalmış filmleri konuşalım. Filmi türünü ve konusunu biraz anlatalım spoiler vermeden tabi.



  • -Eternal Sunshine of the Spotless Mind

    -The Shawshank Redemption

    -Il buono, il brutto, il cattivo

    :)



  • @otuzyılsavaşı yapma bunu :'(


  • Sayıştay Denetçileri Yasaklı

    Prestij, İnto the wild, Olağan Şüpheliler, Zindan Adası



  • orta derecede bilinen

    Who Am I - Kein System ist sicher (2014)
    Tropa de Elite (2007)
    Mystic River (2003)
    Lucky Number Slevin (2006)
    Revolver (2005)
    The Thirteenth Floor (1999)



  • @sukuti hocam konu veya türüne azıcıkta olsa değinmeniz mümkün mü?



  • The Road (2009)

    Being There (1979)

    Unforgiven (1992)

    Snatch (2000)

    Glengarry Glen Ross (1992)



  • @burcuburcu
    Who Am I - Kein System ist sicher (2014) hackerları konu alıyor
    Tropa de Elite (2007) - brezilya polis-çete dizisi
    Mystic River (2003) - polisiye
    Lucky Number Slevin (2006) - güzel senaryolu morgan freeman bruce wills
    Revolver (2005) - insan egosu ile alakalı
    The Thirteenth Floor (1999) -westworld dizi özeti gibi ilham kaynağı olan film



  • @paca08 biraz detay alabilir miyiz?



  • gattaca-eski ama yeni çekilmiş izlenimi bırakıyor bende
    reign over me-yalan yok izlettiğim çoğu insan beğenmedi ama ben hayranım
    Relatos salvajes-(asabiyim ben)-çok çok başarılı
    coco(animasyon)-biliniyor olabilir ben çok sevdim deneyin derim ;)



  • *a torinoi lo(torino atı)(bela tar) çaresizlik,yoksulluk,sıradanlık(nietzsche felsefesi)

    *satıcı (forushande)(asghar farhadi) intikam,merhamet,suç

    *onur savaşı(jagten)(thomas vintenberg) önyargı,peşin hüküm,anlaşılamama



  • piyano piyano bacaksız: yoksulluk ve ülkemiz tarihi diyebiliriz.



  • the man from earth



  • @burcuburcu Harika! düşünmüşsünüz :) benim naçizane listem ilk aklıma gelenden başlayarak şu şekilde:
    Noise(Gürültü)-2007,Dram/Komedi/Suç; Esaretin Bedeli’nden bildiğimiz Tim Robbins var başrolünde. Gürültünün büyük şehirlerde nasıl bir çevre kirliliği yarattığını görebilirsiniz içerik olarak. Durum filmi, komedisi barındırır ben sıkılmadım ama kişinin ilgi alanına göre değişebilir tabi.
    Unleashed (Kır Zincirlerini)-2005,Gerilim/Drama: baş rollerini Let li, Morgan Freen, Bob Hoskins paylaştığı aksiyon filmi. İzleyip izleyip sıkılmadıklarımdan. Motivasyon, hayatın anlamı falan filan bir çok şey çıkarılabilir filmden. ‘Serve no master’ diyor dvd kapağında fikir verebilir size.
    The Experiment (Deney)-2010,Drama/Gerilim; Adrien Brody (Pianistten hatırlarsınız.) var başrolünde. İngiltere’de yapılmış bir deneyi anlatıyor, daha önce çekilmiş Alman yapımı Das Experiment’i yeniden ısıtılmış, yumuşatılmış haliymiş, ben gerilim pek tercih etmediğim için bu doz yetti bana, ilgisini çekenler için Alman yapımı da aklınızda bulunabilir. Konu olarak iktidar erkinin insan psikolojisine etkisini, nasıl dönüştürdüğünü ele alıyor, Prison Break sevenler düşünmeden eklyebilir listeye.
    Trinity is Still My Name (Trinty Kardeşler Dönüyor)-1973, Komedi: bu ikiliyi gördüğüm her spagetti westerni izlerim genelde, eğlencelidir.
    Gran Torino-2008, Drama; Adını 1970lerde üretilen bir ford modelinden alıyormuş. Filmde araba sayesinde başlayan bir dostluk anlatıyor. Kore gazisini oynayan huysuz herifimiz Clint Eastwood
    A Touch of Spice(Bir Tutam Baharat)-2003,Drama/Komedi; Türk- Yunan yapımı bir film. Henüz izlemedim ama Dedemin İnsanları tadında bir film, biraz da mutfağa ilginiz varsa sıkılmayız kanımca. Zira filmin orijinal adı Politiki Kouzina, şehrin mutfağı anlamında ve bahsedilen şehir İstanbul.
    Le Ballon Rouge (Kırmızı Balon)-1956 yapımı 36dakikacık bir kısa film. Filmde tek bir replik var: red balloon ve siyah beyaz ekranda iki renk var: biri kırmızı diğeri mavi balon. Pişman olmazsınız, izleyin :)
    Şimdilik bu kadarını yazayım.



  • Yeraltı (2012) - Zeki Demirkubuz

    “Acı en üst sınırına ulaştığında alçakçasına zayıflamaya, yerini daha önce hiç tatmadığım cinsten bir duyguya bırakmaya başladı. Kendini olanca şiddetiyle hissettiren, diş ağrısına benzer zevkli bir duyguydu bu. Birden başıma gelen her şeyin nedeninin bu olduğunu anladım. Artık değişemeyeceğimi, bunu kendimin de istemediğini, başka bir adam olamayacağımı söylüyordu.”



  • Dünyalı 1
    Zamanın Sonundaki Ev



  • Di Caprio nun Muhteşem Gatsby yi herkes biliyordur eminim.Görsel şov, renk cümbüşü ,
    İhtişamlı 20'ler...
    Ama bir de Robert Redford un oynadığı eski versiyon Muhteşem Gatsb yi mutlaka izleyin derim.Özellikle eski film severler mutlaka beğenecektir. Konusu kısaca ,Ahhh o vefasız Daisy :)



  • @harun-resid azıcık detay almamız mümkün mü ?


  • Sayıştay Denetçileri Yasaklı

    @burcuburcu

    Prestij 19.yy sonlarında Londra’da Robert Angier, sevgili eşi Julia McCullough ve Alfred Borden hem arkadaştırlar hem de bir sihirbazın asistanlarıdırlar. Bir gösteri esnasında Julia ölünce Robert, onun ölümünden Alfred’i suçlar ve birbirlerine düşman olurlar. Zaman içinde ikisi de hem ünlü olurlar hem de rakip sihirbazlara dönüşerek birbirlerinin sahne üstünde performansını sabote etmeye kalkışırlar. Alfred başarılı bir hile yapınca Robert, rakibinin sırrını çözmek konusunu takıntı halinde getirir ve trajik olaylar birbirini kovalar.

    İnto the wild , bir metropolden vahşi hayata, kirlilikten saflığa ve temizliğe dönüş hikayesidir. Önemli bir üniversiteden dereceyle mezun olan Christopher aynı zaman başarılı bir atlettir de. Mezuniyet sonrası verilen bir davette ailesine istediği hayatın bu olmadığını, bir şeylerin eksik ve yanlış olduğunu söyler. Genç adam tüm mal varlığını hayır kurumuna bağışlayıp sahip olduğu her şeyi evinde bırakarak bambaşka bir hayata doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Alaska’nın ıssız ormanlarında sona eren bu yolculuk esnasında ve sonrasında Christopher, hayatını kökünden değiştirecek bazı kişilerle tanışarak, hayatın anlamını ve ölümün kaçınılmazlığını en sert haliyle deneyimleyecektir.
    Ünlü oyuncu Sean Penn'in yönetmenliğini üstlendiği, iki dalda OScar'a aday gösterilen filmin başrollerinde Emile Hirsch ve Vince Vaughn bulunuyor.

    Olağan Şüpheliler San Pedro’da patlayan bir tekneyi araştıran polis, teknede 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişiden biri yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve diğeri de Verbal Kint adında bir tetikçidir.
    Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak tüm olayları anlatır. Beş suçlunun nasıl bir araya geldiğinden, kaçırılan bir kamyondan ve bir suç lordundan polislere bahseder.

    Zindan Adası Scorsese'nin olgunluk çağı ürünlerinden Zindan Adası da, yönetmenin bir çok filmi gibi yine bir başyapıt statüsünde. Filmde, Teddy Daniels ve Chuck Aule isimli iki polis memurunun, Rachel Solando adlı bir akıl hastasının ortadan kaybolması üzerine tehlikeli akıl hastalarının tedavi gördüğü Shutter Adası isimli bölgede konuşlanan Ashecliffe Hastanesi'ne soruşturma yapmak için gitmesi ve sonradan gelişen esrarengiz olaylar aktarılıyor. Burada karşılaştıkları isyan tablosu ve çığrından çıkan işler bu davayı gittikçe zora sokacak, zamanla rüya ve gerçek arasındaki sınırlar zorlanacaktır. Usta yönetmen Martin Scorsese tarafından Dennis Lehane'nin ünlü romanından sinemaya uyarlanan filmin başrolünde yönetmenin gözde oyuncularından Leonardo Di Caprio bulunuyor.


  • Sayıştay Denetçileri Yasaklı

    @burcuburcu Dahası da var. Bunların bazıları ımdb puanı yüksek bazılarıysa orta halli ama bu filmler yukarıda önerdiklerimle birlikte izlenmesi gereken filmler diye düşünüyorum.

    Umudunu Kaybetme İyi bir baba olan Chris Gardner, işinde sorunlar yaşayan, maddi açıdan sarsıntıda olan ve aynı zamanda iyi bir eş olan bir adamdır. Ancak ne yazık ki eşi sıkıntılara daha fazla katlanamayacağına karar vererek onu terk eder. Christopher adındaki oğulları da babasının yanında kalır. Karısının terk edişi de yetmezmiş gibi bir de ev sahibi dışarı atar baba –oğulu. Sokaklarda kalıp, tuvaletlerde, düşkünler evinde çalışarak ayakta durmaya çalışır. Oğlunun sevgisi bu mücadeleci baba için her şeydir. Ve sevgiye eklenen bir var olma savaşı hiç şüphesiz, vakti geldiğinde en mükemmel kapıları açacaktır.

    Forrest Gump Düşük I.Q. sahibi Forrest Gump Jenny ile tanışır ve aşık olur. Gump aralarında Elvis Presley, Kennedy, Nixon’ın da olduğu tarihsel kişilerle kaza eseri tanışır ve 50’lerden 70’lerin sonuna kadar gelen bir süre zarfında olaylar gelişir.
    Gump tamamen tesadüf olarak Vietnam savaşına ve Amerikan yakın tarihinin önemli olaylarına şahitlik eder ve hatta rol alır. Ancak bilmeden yaptıklarının ne kadar önemli sonuçları olduğundan da haberi yoktur.

    Piyanist Roman Polanski’nin üç Oscar kazanan filmi İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir dramı konu alır. Polonya’lı ünlü piyanist Wladyslaw Szpilman’ın anılarını anlattığı aynı isimli kitaptan sinemaya uyarlanan film, Nazi işgali altındaki Polonya’da yaşamanın imkansızlaştırıldığı bir dönemde, bir şekilde esir kampına gitmekten kurtulan ünlü piyanistin Varşova’nın kenar mahallelerindeki hayatta kalma mücadelesine odaklanır. Varoşlarda tam anlamıyla sefil bir hayat süren müzisyen, diğer halkla birlikte, kıtlığa ve aşağılanmalara maruz kalsa da kahramanca mücadele edecektir. Günü gelip oradan kaçma şansı bulduğundaysa başkentin harabelerine sığınacak, beklemediği bir anda gelen bir yardımla umudunu yeniden kazanacaktır.
    Film, En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar alan Adrien Brody'nin de filmografisinin en güçlü işlerinden biri.


 

Baskent Kariyer