Hazm olunmadan önce yenen yemek üzerine tekrar yemek yemekten sakın!
İbn-i Sina
Dünyanın bütün karıncaları birleşiniz.
Filler Sultanı ve Kırmızı Sakallı Topal Karınca
Yaşar Kemal
Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür.
Yavuz Sultan Selim
“Faber est suae quisque fortunae”
(Herkes kendi talihinin mimarıdır.)
Francis Bacon
Benim en iyi dostum içkim sigaram
Onlarda terk ederdi olmasa param
Canım kadar yakınım el oldu şimdi
Dünyada dost denilen kelime yalan
...
"Tüm hikayelerde bir taraf değişirken, diğeri hep sabittir. Kurbağa olur bir taraf bazen, kimi zaman kaplumbağa, bazense her yükü sırtlanarak kanat çırpan bir kuş. Ancak hepsini aldatıp zehirleyen her zaman bir akreptir. Akrep doğası gereği zehrini saçar. Kötü olanı hiçbir tebessüm temizlemez. Hiçbir bahar, zehri şerbet etmez. Bunu ne güzellemelerle kendi geçmişini örtmeye çalışanlar ne de en kirli sırları yüzlerinde aşikârlar değiştirebilir."
Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…
Ahmed Arif
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın...
Ümit Yaşar
Ervah-ı ezelde levh-i kalemde,
Bu benim bahtımı kara yazdılar,
Gönül perişandır devri alemde,
Bir günümü yüz bin zara yazdılar
Bulmadım şadlığın iradesini,
Çekerim bu gamın ziyadesini,
Herkes dosta verdi ifadesini,
Bizimkini ülüzgara yazdılar
Aşk benimle eyler daim kıyl-ü kal,
Daha sabretmeye kalmadı mecal,
Derdim taksimdara kıldım arzuhal,
Dedi neylim bahtın kara yazdılar.
Gönül gülşeninde har oldu deyu,
Hasretlik cismimde var oldu deyu,
Sevdiğim, sevdiğin pir oldu deyu,
Erbabı garezler yare yazdılar.
Dünyayı sevenler veli değildir,
Canı terkedenler deli değildir,
İnsanoğlu gamdan hâli değildir,
Her birini bir efkara yazdılar.
Nedir bu sevdanın nihayetinde,
Yadlar gezer yarin vilayetinde,
Herkes diyarında muhabbetinde,
Bilmem bizi ne civara yazdılar.
Kadrimi bilmeze eyledim minnet,
Derdimi artıran görmesin cennet,
Sarraflar verdiler yare bin kıymet,
Benim kıymetimi nere yazdılar.
Döner mi kavlinden sıdk-ı sadıklar,
Dost ile dost olur bağrı yanıklar,
Aşk kaydına geçti bunca aşıklar,
Sümmâni’yi derkenara yazdılar.
Aşık Sümmani
Aşkın kadar beni tüketmiyorsun
Hevesim yok beni yük etmiyorsun
Şarkıyı şiiri hak etmiyorsun
Kalemi ve sazı kırdım uğruna..
İki gözüm seneler geçiyor.
Sırat’tan incedir sevda köprüsü
Beraber geçelim tut ellerimden
Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü
Beraber uçalım tut ellerimden.
(...)Şüphe “başlangıç”tır, karar “nihayet”
Zamanı zamana etme şikayet
Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet
Beraber kaçalım tut ellerimden.
ABDURRAHİM KARAKOÇ
...
Saz çalar bahçede derinden,
El oğlu vermiş kendini tele.
Yıldızların kardeş sessizliklerle dinlediği aşikâr,
Bir su daha içelim
Gel hele, gel hele.
Sığmaz şehre boşluğu sokakların,
Sığma karanlığımız ele,
Uyumuşlar, uyanmışlar
Akşam vakti dost gönülsüz
Gel hele, gel hele.
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Sen bu kurtlar sofrasından
Çıkamazsan ona yanarım
Şerefli bayrağı burca
Dikemezsen ona yanarım
Oy yiğidim, oy civanım
Tüketme umutlarını
Zalimlerin tahtlarını
Yıkamazsan ona yanarım
Bu bir Halk'ın davasıdır
Mazlumların duasıdır
Ve bir elif sevdasıdır
Çekemezsen ona yanarım
A.Kınık
Herkes beni unutmuştu
Ben kimseyi unutmamıştım
Zehra'yı unutmamıştım
Onun o Allah'sız gözlerini
Unutmamıştım...
Hazm olunmadan önce yenen yemek üzerine tekrar yemek yemekten sakın!
İbn-i Sina
Gurbet eli bizim için yapmışlar
Çatısını çok muntazam çatmışlar
Ölüm ile ayrılığı tartmışlar
Elli dirhem fazla gelmiş ayrılık..
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe
İnsanları hayatından hata yaptıkları için değil, umudun kalmadığı için çıkarırsın.