9 Haz 2017 18:35

silahımsın,
başım havalarda gezerim
en yıkık günlerimde bile.

atımsın,
ölümü çiğnetmedin düşmana
karanlıkta kurşun yağarken üstüme.

karımsın,
dölümü paylaşan tarlamsın benim.
kollarımda uyuttuğum geceler seni
göğsüne sığındığım geceler senin
öfkemi bir tabanca gibi denediğim geceler sende
kulaç atmışcasına Kızılırmak'ta
yorulup düştüğüm geceler senden
ve ilk görüyormuş gibi baktığım gözlerine
kızıltılı sonbaharlar 
alabulut yazlar
tren tren yolculuklar...

seni ben 
ekmek paramız olmadığı günlerde de gördüm, yiğittin.
seni ben
korkunun kara tırnaklı elleri
bileklerime bir hayalet gibi sarıldığı
günlerde de gördüm, yiğittin.
seni ben 
zorlayıp o peygamber köşkünün kapılarını,
hücreme temiz çamaşır ve sigara ve selam
yolladığın günlerde de gördüm, yiğittin.
bir çift ateş karanfil
bir dost kitap
ve bir bardak su gibi beklediğin günler de 
oldu
hasta yatağımın başucunda, yiğittin.

soframızda kuş sütü, balık yumurtası yoksa da
işçi ellerinin tadı
aydın gözlerinin balı var.
ne zaman kekik koksa
gül koksa çamaşırlarım
elma erik ceviz zeytin portakal 
anam koksa çamaşırlarım,
ucuz çamaşırlarım
ucuz sabunlarda ellerini anımsarım.

ellerin,
canım karım ellerin
yaban güllerine mısralara pırnallara değen
ellerin.
ellerin,
canım karım ellerin
iki taştan bir un eden ellerin
ve göller bölgesinin gül bahçelerinden
gül toplar gibi haziranda,şafakta
çetin kitaplardan bal toplayan ellerin.

canına okumuşlar ekmeğimizin,
zincire yatırmışlar delikanlı günlerimizi
kan etmişler ellerimizi düşlerimizi
canım gülüm
kan

gayri bize ölüm yok

kavgayı,
şiiri
ve seni çok seviyorum.

Hasan Hüseyin Korkmazgil -Karıma Altıncı Evlilik Yıldönümü Armağanı

/bir kadına verilebilecek en güzel hediye/