Baskent Kariyer Kaymakam
Baskent Kariyer Kaymakam

    GÜNCEL BAŞLIKLAR


2018 ekonomik krizi



  • Bu vergi artışlarından 2018 ekonomik krizi başladı sonucunu çıkarabilir miyiz? Her markete girişimde fiyaları artmış görüyorum. Ekonomistlere her şey güllük gülistanlık.



  • @hgrotius duruma bakılırsa forumdaki tek fakir sensin 😂 şaka bir yana paranın hiç bir alım gücü yok... nasıl olacak bilemiyorum.



  • Ekonominin motoru büyüdü beleş benzin yetmiyor ABD bakalım bu şişik balonu nereye kadar elinde tutacak olay bizden büyük o yüzden ne varsa Çinde Rusyada var 😄



  • @rorschach159 hiç bir üretim yok, cari açık devasa boyutlarda elbette kürsel sorunlarda var ama bizim yapısal sorunlarımız artık ertelenemez seviyelere geldik gibi görünüyor.



  • Arkadaşlar ekonomik anlamda bir kriz var mı, tem kestirememekle birlikte, ithalat rakamlarımızın 2018'in ilk aylarında arttığını, ihracatımızın ise azaldığını görüyorum. Bilindiği üzere ihracatımızın 5 ülkesinden bir tanesi de Irak, 2018 ile birlikte Irak ihracatımızda ciddi anlamda gerileme var.



  • @antimülakat Avrupa’ya ihracatımız yüksek ithalatımız düşük diye biliyorum ama Avrupa’dan uzaklaşmaya çalışıyoruz orda da tutarsız bir politika var.


  • Sayıştay Denetçileri Banned

    Valla dün bir alanda daha inanılmaz fiyatlarla karşılaştım. Ne derseniz takım elbise 🙂 Arkadaşa takım elbise almaya gittik fiyatlar minimum yüzde 30-50 arası artmış. Takım elbise deyip geçmeyin acayip lazım oluyor. Sonuçta memuruz ya da memur adayıyız.



  • @hgrotius Almanya hem ithalatçı hem de ihracatçı, İtalya aynı şekilde, İngiltere ihracatımız için önemli iken, İthalatta iki dev olan Çin Halk Cumhuriyeti (PRC) ve Rusya Federasyonu ön planda. Son olarak da ABD her iki tarafta da yer alıyor. Ben Ortadoğu'da yaşanan sıkıntılarında bizim dış ticaret hacmimizde etki ettiğini düşünüyorum. Suriye kapılarında yaşanan daralmayı, 2018 ile birlikte Irak devam ettiriyor. İran'la olan sıkıntılar sürekli taze devam ederken, Rusya ile olan ilişkiler biraz düzeldi. Bütün bu yaşananlar Dış Ticaretimizle olan ikili ilişkileri etkilerken doğal olarak ekonomimizde de ciddi tesir yaratıyor.



  • @paca08 o konu zaten bambaşka bir sorun ben artık terye kumaşı götürüp diktiriyorum iki takım elbisemi öyle aldım solmuyor, dikişi çabuk sökülmüyor fiyatı da daha ucuza geliyor.



  • @antimülakat bana her şey aşırı pahalı geliyor sanki geçen sene hayat daha ucuzdu evvelki sene de geçen seneye oranla ucuzdu .



  • Basit seylerede bakmak lazim 2 yildir tavuk doner tuketen biri olarak gecen yil 5.50 iken bu yil 7 lira olmus fiyatlar kesinlikle yukselmis ortadogudaki siyasi atmosfer kesinlikle etkilemis gibi umarim gerekli onlemler alinmistir alinmaya da devam eder



  • babam her pazara gidip geldiğinde Allah bu millete yardım etsin diyor. fiyatlar gerçekten çok arttı...



  • Orası öyle en ucuz meyve olmuş: 3 TL.
    Ortalama meyve kilogram fiyatı: 4 TL.

    20-25 kilo civarında pazar alış verişi yapan bir ailenin sebze-meyveye verdiği para ortalama 80-100 TL arası. Aya vurduğumuzda 400 TL'ye yakın yapıyor 😞



  • @hattorihanzo hocam hiç bir önlem alındığını düşünmüyorum alınsa biz de görürdük hep günü kurtarmaya yönelik planlar. Yıllardır herkesin gördüğü ama söyleyeni linç ettikleri bir gerçek inşaat sektöründeki orantısız büyüme bugünlerde müteahitler de sızlanmalar başladı bakalım ama hala kentsel dönüşüm yapın diye baskı yapıyorlar. Yani yine geçici çözüm...



  • Neo liberal politikalar ile hangi ülke zenginleşmiş ki biz zenginleşelim..

    Toplumdaki mevcut zenginler ultra zengin oldu fakirler ise ultra fakir. Orta sınıfın esamesi okunmuyor bile.

    Türk parasının değeri yerlerde dünya çapında değer kaybetti.

    Bu yaklaşan kriz Cumhuriyet tarihinin en büyük krizi olabilir.



  • @burcuburcu dunyada da bi kriz atmosferi olmasi siyasi gerilimin yavastan tirmanmasi suriyede olanlar bir cok sey ekonomiyi ister istemez etkiliyo insanimizin karakter yapisi da onemli diye dusunuyorum adam asgari ucretle calisiyo cebinde son model telefon tam anlamiyla tuketim toplumu olduk insanlar koylerden kacip sehirlere gocuyolar tarim ile ilgili bilgim yok fakat hayvancilik icin ciddi destekler primler olmasina ragmen girisimci sayisi yeterli degil hayvan ureticisi olmayinca etin fiyati firliyo yurtdisindan hayvan getiriliyo biraz olsun ucuzlasin diye bu sefer kasaplar isyan ediyo tuketici ile uretici arasinda ki orta yolu bulmak pek kolay olmuyo tavuk tuketimi yayginlasiyo tuketilen tavuklarda yumurtadan cikip gunyuzu gormeden sofralarimiza geliyo ne kadar saglikli mobilya sektoru keza dolar firlayinca sungerin fiyati artiyo oda mobilyanin fiyatini etkilliyo bunlar afaki ornekler daha da cogaltilabilir ulkemizde en anlam veremedigim seylerden biri insaat sektorune bu denli talebin olmasi tabii ki ihtiyatli davranmak onemli ama adamin milyonlari olsa yatirim yapmak degilde 2 apartman alip kiralama pesinde gerekli onlemler alinmismidir bilemem ama mevcut hukumetin ihtiyatli davrandigini dusunuyorum ama ortamin pek iyi olmadigini dusunuyoum umarim duzelir ama su da bi gercek ulkeler bu ara yerinde durmuyo ekonomi tek bir degiskene bagli degil bir cok faktorle ic ice neler olabilicegini kestirmek pek kolay degil Allah memlekimize zeval vermesin ve su sgkyi bir an once aciklanmasini nasip etsin 🙂



  • Bizdeki ihracatın %50 ila %60'ı Dahilde Işleme Rejimi ile yapılmaktadır. Bu rejim ne demektir: Dahilde işleme rejimi: İhracatı destekleme, ihracatçıyı teşvik etme rejimidir. Bu rejimde; İhracatçının üreterek, yurtdışı edeceği malın üretiminde kullanılan hammadde, yarı madde, mamul, ara malı, ambalaj ve benzeri malların ithal edilmesinde veya yurtiçinden temin edilmesinde çeşitli muafiyetlerin sağlandığı bir rejimdir. Örneğin, yumurta ihracatçısı bir firmayim: Tavukların yemleri olan buğday ve mısırı devlet diib kapsamında bana tesvik li veriyor. Bunları ya yurtdışından Gümrük ve Kdv istisnası ile alıyor ya da devlet tarafından yurtiçi TMO'dan aynı istisnalar ile alıyorum. Burada tek taahhüdüm, DİİB kapsamında yeterli ihracatı gerçekleştirmek. Buda genel hatları itibariyle dışa bağımlı bir ihracat sistemi anlamına geliyor.

    Koltuk takımımı ihraç edeceğim, koltuk süngerini Bangladeşten getirtiyorum. Döner koltuk ayaklarını Çinden getirtiyorum. Sert şeker üretmek için içinde kullanacağım şekeri, eski ismiyle Türkiye Şeker Kurumundan alıyorum. Halı, tekstil ürünlerimi üreteceğim bunlarda kullanacağım ipliği, kumaşı Çinden getiriyorum. Peki, bu ne anlama geliyor: Dışa Bağlı Ekonomi, dışa dayalı ekonomi.

    O halde, benim ülkemin ihracat gerçekleştirerek para kazanmasının tek yolu: kur artışını, tl'nin değer kaybetmesini önlemek. Başka türlü hem üretim için aldığım hammaddeden daha az ürün alabiliyorum hemde yurtdışına ihraç malımı dolar bazında daha ucuza satmış oluyorum.

    Bizim gibi üretimini sürdürebilir hala getiremeyen, ithalata dayalı ihracat politikasıyla hareket eden ülkelerde maalesef ekonomik kriz çıkması çok basit saiklere dayanabiliyor. Kur yükseldiği an, piyasanın daralması an meselesi demektir. Dış piyasada hammadde, ara mal fiyatları arttığı an piyasa daralır demektir. Ülkeler arası ikili ilişkiler zayıfladığı an piyasa daraldı demektir. Kısaca, az gelişmiş ülkeler dışa bağımlı, sürdürülebilir ekonomiden beslenir. Bu da her an kriz sinyali içerisinde ihtiyatlı davranılması anlamını taşır.



  • Şimdi ben ihracatçı olayım: Yurtdışı mal satışlarım azalmış olsun. Bu durum nelere sebep oluyor: Öncelikle işçilerin parasını ödeyemez duruma geliyorum ve işçilerimin bir kısmını işten çıkarmak durumunda kalıyorum. İkinci olarak, kapasite artışı yaratamayan firmama yeni makine, teçhizat, aksam ve parça alamıyorum. Üçüncü olarak devlete düzenli olarak ödeme yaptığım sigorta primlerimi, kurum vergimi, stopaj vergimi vs. veremiyorum. Dördüncüsü üretim zayiflamamı ve borç ödemelerimi subvanse edebilmek için üretim yaptığım malların fiyatına zam yapıyorum. Peki bunların sonucunda neler oluyor:

    1- Devlet işten çıkarılan işçiye işsizlik maaşı ödemek durumunda kalıyor.
    2- Yeni istihdam kapısı yaratacakken, işçi çıkartarak işsizliğe sebep oluyorum.
    3- Alacağım yeni makine ve teçhizatlarla bir başka firmanın kar marjıni arttiracakken bunu gerçekleştiremiyorum.
    4- Devletin alamadığı kurumlar vergisi, sigorta primleri vs. gibi kayıplar yaratıyorum.
    5- Enflasyona sebep oluyorum.
    6- TL'nin satın alma gücü azalıyor.

    Bu durum sarmal bir şekilde tüm ekonomide kendini hissettiriyor. Yüzlerce kişi çalıştıran fabrikalardan, köşedeki bakkala kadar herkes bu durumdan nasibini alıyor. Bu durumda makro düzeyde ekonomik krize yaratıyor.



  • Issizlik 3 milyonun üzerinde, enflasyon 11. 92 , cari açık yüzde 5.5 bu rakamlar 2017 nin son çeyreği ekonomik verileri ekonomide durum böyleyken üçüncü çeyrekte yüzde 11.1, son çeyrekte yüzde 7.2 lik büyüme bunun bizlere nedense olumlu bir etkisinin olduğunu görmedik reel piyasalarda ya da gelir artışı olarak bunun sebebini merak ediyorum bilen biri bilgilendirebilr mi acaba ??



  • @elisa açıklanan büyüme rakamları hormonlu da o yüzden. tüik hem hesap yöntemini değiştirdi, yeni seriye geçildi hem de baz yıl 2003 ten 2009 a alındı. 2009 yılı da bildiğimiz gibi büyük 2008 krizi sonrası yıl, ekonominin küçüldüğü yıl. Tamamen sallamasyon sayılarla yıl değişikliği önemini açıklarsak; 2003 yılında 100 birim olan ekonomi 2008 e gelindiğinde 120 birime ulaşmış olsun. Kriz etkisiyle ekonomi 2009 da %16 küçülürse ekonomi tekrar 100 birime gelecektir. Yıllar sonra 2017 de tekrar 120 birime ulasan ekonomi 2009 a göre %20, 2003 e göre %0 büyümüştür.

    Elbette büyüme hesabı boyle değil geçen yila göre yapılır ama durumu olabildiğince basit anlatmak istedim.


Log in to reply