tabiata çıkıyorum,
göğsüm bir müzikle
vuruyor ritmini.
dinliyorum hüznünü sendeki güzelliğin
başımda fırtına bir taç,
unutulmuş padişahlıklar
ipiri gözleriyle uyanıyor
şu gündüzden kalan mesele.
bir hatip bir kuruntu,
rutubet ve ukalalıklarla dolu bir debdebe,
başını koyduğun yastık..
bir yılan sürünerek geçmiş gece
hadi bir sonuç yaz bir teselli uzat
göğüs ağrılarına, çırpınışlara,
korkulara..
ve bir çıngırak gibi öten zamana
kolye gibi taşıyorum boynumda,
varlığını onun..
bir ceylan tutuyor ağzında
kuşlara takılıp gidiyor aklım,
her gün kaçıyorum.
yoksa gülüşün,
gelip siyasetten, kozmatikten sözedişin,
bakıyorum aleve dönüşüyor bir çırpıda
dost,
bu eli sıkı tut,
çarşıda evmizden uzakta
bir pazu güreşi varsa, kaybolmayalım.
geçecektir daha daha
günler,
bilmeden kavramak nasıl?
zirvesine göz koyduğum dağlara bak,
koşup takıldığım çitlere bak.
A.C.Z.